Fotoğraf Tarihinin Başlangıcı

Bildiğiniz “Fotoğraf” Nasıl Gelişti?

Fotoğrafın Gelişim Süreci

Sanayi Devrimi, insanlık tarihinin en büyük dönüşümlerinden biridir. Kol gücüne dayanan tarımsal düzenin terk edilip makine gücüyle üretim düzenine geçilmesi ekonomik, sosyal, kültürel bir dizi değişime neden olmuştur.

Modernleşme olarak adlandırılan bu toplumsal dönüşüm, insanların o güne kadar sürdürdükleri yaşam kültüründe önemli değişikliklere yol açmıştır.

Makineli üretimin doğal bir sonucu olarak gündelik yaşamın o güne kadar kullanılan araç gereçleri, hızlı bir biçimde yenileriyle yer değiştirmiştir.

Geleneksel resmetme yöntemi olan çizme, kazıma ve boyama teknikleri yerine yeni bir resmetme aracının ortaya çıkması da dönemin makineleşme kültürünün doğal bir sonucudur.

Bunun sonucu olarak görüntü ışık yolu ile gerçekleşerek eli devre dışı bırakmış ve bu yeni tekniğe de fotoğraf adı verilmiştir. Işıkla resmetme tekniği olan fotoğraf, Sanayi Devrimi’nin bir ürünü ve dünyadaki önemli buluşlardan biridir.

John Berger’in (1926-2017) de dediği gibi “Görme konuşmadan önce gelmiştir. Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek buluruz.”

Tarihsel süreçte doğruluk ve gerçekliğinden şüphe duyulmayan fotoğraf, suçları belgelemek amacıyla kanıt olarak da kullanılmıştır.

Belgeleme görevini resim sanatından devralarak sosyolojik olayları bugüne yansıtan fotoğrafın icadı 1839 yılında François Arago (1786-1853) tarafından Fransız Bilimler Akademisi’nde şu cümleyl halka duyurulmuştur:

“Sayın baylar, doğa ışık aracılığıyla bir yüzeyin üzerine geçirildi.” 

Fotoğrafın temellerinin atıldığı ilk yıllar 17. yüzyılda yer alsa da Aristoteles MÖ 4. yüzyıl gibi çok eski bir tarihte göze zarar vermeden güneş tutulmasını izlemeye yarayacak bir yöntemden bahsetmiştir.

Fotoğrafın temelini oluşturan basit optik prensip onun şu cümlesinde gizlidir: “Metal bir plaka üstüne küçük bir delik açarak güneşe tutarsanız güneşin iz düşümü delikten geçip yere düşer.” Nesnelerin alt ve üst noktalarından yansıyarak düz biçimde ilerleyen ışık dalgaları, ışık geçirmeyen bir yüzeyle karşılaşınca, bu yüzeye çarparak yansır ve yönünü değiştirerek ilerler.

Eğer ışık geçirmeyen yüzey üzerinde bir delik varsa nesnenin alt ve üst noktalarından geçerek ilerlemekte olan ışık dalgaları bu delikte birleşir, Karanlık Oda’nın (Camera Obscura) içine girer ve deliği geçtikten sonra ayrılarak ilerlemeye devam eder.

Kutunun yüzüne çarptığı yerde nesnenin görüntüsü, alt-üst ve sağ-sol olmak üzere ters biçimde oluşmuş olur.  

Ayrıca Kontrol Et

Çocukla Yapılacak Kültürel Etkinlik: Oyuncak Müzesi

Çocukla Yapılacak Kültürel Etkinlik: Oyuncak Müzesi Pek çok kişinin çocuk olmadığı halde ziyaret ettiği Oyuncak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.