Nurullah BERK

Nurullah Berk, 1906 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İlköğrenimini heybeli adada, orta öğrenimini önce Nişantaşı sonra Galatasaray Lisesi’nde tamamlamıştır.

Sanayi-i Nefise Mektebinde, Hikmet Onat ve İbrahim Çallı ‘nın atölyesinde çalışmıştır.

1920’de Paris’e gitmiştir. Ecole Nationala Des Arts Devlet Akademisi’nde Ernest Laurent atölyesinde çalışmıştır. Sekiz yıllık çalışmanın ardından sertifika aldı. Yurda döndükten sonra birkaç sanatçı arkadaşıyla, Müstakil Ressam ve Heykeltıraşlar Birliği’ni kurmuştur.

1933 yılının başlarında Paris’e gitmiş, Andre Lhote ve Fernand Leger’in atölyesinde çalışmıştır. Bu sanatçıların ileri görüşlü bakış açıları Nurullah Berk’i etkilemiştir. Bu etkilenme beraberinde yeni atılımları getirmiştir.

1933 yılının sonlarında yurda dönen Nurullah Berk, d Grubu’nun kurulmasında öncülük edenlerden olmuştur. Cemal Tollu grupta inşacı ve kübizme bağlı üslupta çalışan en istikrarlı sanatçıdır.

Çizgisel denkliği önemseyen kübizmin bu görüşü Nurullah Berk’in ilk denemelerinde kendini göstermiştir. Önemli kübik denemeleri arasında “Damlar, İskambil Kâğıtlı Natürmort, Tayyareciler” yer almaktadır. Bu soyut geometrik kompozisyonlarda fazla istikrarlı olunmamıştır. Zamanla yarı gerçekçi bir anlatıma yönelen grup, giderek yöresel motifleri kullanmayı tercih etmiştir.

İki boyutlu çizgisel tarza yönelmelerde dikkat çekicidir. Resim elemanlarını yorumlamada sonsuz bir dinginlik kendini göstermektedir. Suut Kemal Yetkin ile Unesco’ya bağlı “Milletlerarası Sanat Eleştirmeleri” Türkiye Komitesini kurmuştur. Bu komitedeki çalışmalarla yurt dışındaki ülkelerde Türk plastik sanatlarını da tanıtma imkânı bulmuştur. Paris, Cenevre, Dublin’de ülkemizi temsil etmiştir.

Sanat tarihi alanında da birçok eser ortaya koymuştur. Sadece ressam olarak değil, sanat yazarlığında da kendini göstermiştir. Nurullah Berk d Grubu’nu güçlendirici çalışmalarıyla önemli bir isim haline gelmiştir. Türk resim sanatına yeni arayış yolları sağlama, yeni atılımlar yapma düşüncesini gerçekleştirme ve benimsetme amacıyla, yazı, kitap ve sergilerde kendilerinden önceki grupları eleştirdiği bilinir. Grup sanatçılarından Cemal Tollu ve Bedri Rahmi’ de yazılarıyla Nurullah Berk’ e destek vermiştir.

Yirminci yüzyıl, Türkiye’nin her alanda yenilik atılımlarına sahne olmuştur. Bu değişimin, ileri medeniyetlerden etkilenme yoluyla olduğu inkâr edilemez bir gerçektir. Ancak bu etkilenme sonucu kabullenilen yenilikler diğer alanlarda olduğu gibi sanat alanında da kaynağa bağlı kalarak özümsenmeye çalışılmıştır.

Nurullah Berk çalışmalarında, Fransız empresyonizm akımını yansıtmıştır. Fakat bu etkilenmeyi yerel zevke uyarlayarak gerçekleştirmeye çabalamıştır.

Tuval üzerinde çalışmalarına yerel motifleri özümsetip, kabullendirme çabalarının olduğu sadece Nurullah Berk’te değil grubun diğer sanatçılarında da bu görülmektedir.

Nurullah Berk’in resim sanatındaki üslubunu ve çalışmalarını şöyle izah edebiliriz. Çallı kuşağını (1914) ile gelen Empresyonizmin ardından, çizgi ve desenin sağladığı ‘Konstrüktivizm’ kaygıların hava içerisindeki renklerde yer almaları gerekiyordu. Doğu-Türk görsel sanatlarının en önemli tarafı, rengin çizgi karşısında üstünlük göstermemesidir. Çizgiyle uyum içinde olan paralel giden renk, keskin hatlar içinde yer alır ve bu hatlar dışına çıkmaz.

Doğu minyatürleri de resim sanatına en yakın alandır. Burada da uyum içinde yer alan renklerin yanı sıra, çizgi arabeski göze çarpmaktadır. Yine doğu sanatlarının en önemlisi olarak sayılan “hat”, İslam yazısının resmi niteliğinde bilinir. Batılı soyut üsluplu Klee, Matisse, Morellet ve Kandisky “hat” sanatından oldukça etkilenmişlerdir.

Nurullah Berk için, modern resmin bizdeki kültür yapısına en uygun çalışan ilk sanatçıdır diyebiliriz.

Tıpkı Matisse gibi minyatür ve hat sanatından etkilenmiş, bu etkilenme sonucu, estetik anlayışını bu temel üzerinde geliştirmiştir.

Ancak Matisse’in de benzer etkilenme sonucu araştırmalar yaparak böyle bir üslup geliştirmesi, Nurullah Berk’ in taklit ettiği anlamına gelmez. Çünkü Berk’ in kendi kültürü ve etkilenip bu tür çalışma yapması olağandır. Bu fikrini birçok yazısında da dile getirmiştir.

Feray ŞERBETÇİ; D GRUBU SANATÇILARININ TÜRK RESİM SANATININ GELİŞİM SÜRECİNE KAZANDIRDIĞI FARKLI BAKIŞ AÇILARI; Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ocak, 2008

Ayrıca Kontrol Et

Doku

Doku, bir cismin dokunulduğunda hissedilen ve bakıldığında görülen dış yüzeyinin yapısıdır.