Osmanlı imparatorlugu’nun Avrupa kökenli yaglı boya resim sanatına ilgi duyması, 15. Yüzyılda Fatih Sultan Mehmet’in Venedikli ressamları sarayına davet ederek portrelerini yaptırması ile başlar.
Güzel sanatlarla yakından ilgilenen Fatih Sultan Mehmet sarayında İtalyan ressam Gentille Bellini’nin çalışmasına olanak tanır. Sanatçı İstanbul’da kaldıgı onbeş ay içinde padişah portreleri, sarayın bazı odalarının süslemelerini ve İstanbul’u konu alan resimler Üretir. Daha sonra bir çok Osmanlı Padişahı bu ilgiyi sürdürecektir. Fakat bu ilginin yaygınlaşması için batı ile ilişkilerin yeni boyutlar kazandığı 18. yüzyılın gelmesi gerekecektir.
Türkler 18.yüzyıl başlarından itibaren batılı bir yaşam tarzına uymanın gerekliliğini kavrarlar. Bilim, teknik, ekonomi ve askeri alanlarda sürekli güçlenen Batı karşısında yeniden örgütlenme çabalarına girişirler.
Bu yenilik haraketlerinin sonuçlarından biri de özellikle resim sanatında batıya açılmadır.
18.yüzyılda batıdan gelen bir çok gravur sanatçısının özellikle İstanbul görünümlerini içeren çok sayıda gravur ürettigi bilinmektedir. Lale devrinden başlıyarak 18 ve 19. yüzyıl boyunca Osmanlı başkentine gelen yabancı elçiler beraberinde getirdikleri ressamların İstanbul’u görüntülemelerine olanak sağlarlar. 19. yüzyılda da saraya elçiler aracılığı ile bir çok ressam tanıtılır.
Bu aşamada Türk Mimari dekorasyonunda da Batı etkisi görünür boyutlara ulaşır. 18.yüzyılın son yıllarında, özellikle I. Abdülhamit ve III. Selim dönemlerinde İstanbul ve Anadoluda ortaya çıkan duvar resimleri Türk mimari tezyinatına ve resim sanatına katılan apayrı bir uygulama alanını ve yeni bir türü oluşturur.
Ayrıca Osmanlı toprakları içinde yaşayan azınlıkların da resim sanatına ilgi duydugu görülür.
Kapıdağlı Konstantin’in III.Selim portresi Osmanlı saray çevresinin Avrupai anlayışta resim tarzına duydugu ilgiyi belgelemektedir.
19.yüzyıl boyunca da özellikle İstanbul’da yaşayan azınlıkların resim sanatıyla yakından ilgilendiği izlenir. Bu yüzyılda Cıvanyan başta olmak üzere Yazmacıyan, Tuzcuyan, Koçeoglu Kirkor, Serkis, Drayon gibi ressamlar ün kazanırlar.
18. ve 19.yüzyıl İstanbul’u bir çok batılı sanatçının ilgi merkezini oluşturur. Resimlerinin içerdiği konular dogrultusunda, günümüzde “Bogaziçi Ressamları” olarak tanınan bu ressamlar İstanbul’daki Fransız merkezi aracılığı ile etkinlik gösterirler.
Jan Babtiste Van Mour, J.F.Cassos, J.E.Lotarol,Armond Charico Caraffe, J.B.Hilair, Mason İstanbul’da oluşan sanat ortamına katılan sanatçılar arasında yer alırlar. Bunların arasından Guillemen, Aiwosousky, Fousto Zonaro Osmanlı padişahlarının övgülerini ve ilgilerini çekmeyi başaran ressamlardır.
Genel gelişme çizgisinde de görüldüğü gibi, Avrupa kültürü Osmanlı toplumunu her alanda etkisi altına alırken, resim sanatı batıya özgü niteliklerini saklı tutarak Türk sanatına doğrudan katılır.
Resim hocam Birlikte resim çiziyoruz