Müstakil ressamlar ve heykeltraşlar birliği üyeleri bir kez daha sanatçıları bir araya toplama amacına yönelik çalışmalara girişirler.
“Resim kültürünün geliştirilmesi tamamıyla ressamların bilgisi, ihtisası çerçevesine giren ve evleviyetle onların menfaatlerini sağlayacağı için de dört elle sarılmaları gereken bir iş, daha doğrusu, bir hünerdir. Eğer onlar bu sahada bir şeyler başarmamış iseler, bazı engelleri bırakalım, metotsuz ve disiplinsiz davranmış olmalarından başka bir kusurları yoktur. Bu kusurlarını da bir nevi sanat seferberliği demek olan “Ressamlar Birliği” ni kurmakla gidermiş sayılabilirler”
Yukarıda yer alan satırlar Mahmut Cûda’nın sanatçıları bir kez daha bir araya toplayarak Güzel Sanatlar Federasyonu oluşturma çabalarını dile getirmektedir.
3.Agustos.1950 de kurulan Derneğin merkezi Cûda’nın evidir. İbrahim Çallı’, Sabiha Bozcalı, Ferruh Başağa, Nihat Akyunak ve Lütfi Günay Derneğin kurucu üyeleridir.
Eski Eminönü Halkevinde 27.10.1951-11.11.1951 tarihinde açılan derneğin ilk sergisinin kataloğunda
“Ressamlar Derneği (grup) değil gruplar üstü bir meslek teşekkülüdür. Her Üsluba yer vermek, her nesle saygı göstermek doğrudan doğruya Türk resim ve ressamı yararına çalışır.” açıklamasına yer verilmiştir.
Bu sergiyi izleyen İstanbul sergilerinin dışında Derneğin Anadolu’ya gezici sergi programı düzenlemesi Müstakillerin başlattığını kültürel girişimlerin devamı olarak dikkati çekmektedir.
Aralık 1953 de Bursa’da, 1954 yılında ise; Nisan’da Eskişehir, Ekim’de Samsun, Kasım’da Gaziantep, Aralık’ta Seyhan, Ocak’ta İçel sergilerini gerçekleştirirler.
Nurullah Berk Müstakillerin en etkin olduğu yıllarda sanatın teşvik edilmesi ve korunma altına alınmasının gerekliliği için şu satırları yazıyordu:
“Bir memlekette, muhtelif san’at şubelerinin ve bilhassa san’atın yükselip, alakadarlar arasında bir rekabet zemini teşkil etmeleri için “himaye” ve “Teşvik”in en mühim rolü oynadıkları söylene, söylene eskiyen bir hakikattir. Ancak bizde, ekseriyetle himayenin ve teşvikin fena anlaşıldıkları da muhakkaktır. Kâh mühim meblağlar metotsuz olarak boş yere sarf edilir, kâh tam bir ihmal gösterilir … “
Müstakillerin kuruluşlarından başlayarak sanat ve sanatçıların Korunmalarının ve teşvik edilmelerinin eşitlik ilkesine dayandırılmasını savunmaktaydı.
Aradan geçen yıllar içinde, bu konuyla ilgili birçok girişimlerde bulunmuşlar, birtakım gelişmeler de kaydetmeyi başarmışlardı. Fakat kesin çözümler sağlanamadığı için her aşamada yeni mücadeleler içine itilerek yorulmuşlardı. 1954 yılında bir kez daha
Türk sanatçılarının haklarını savunmak için çaba sarf edeceklerdir. Bu kez gündemde olan konular “Yapı Kredi Bankası Tablo Müsabakası”, “Yurt Dışı Sergileri” ve “Hilton Oteli Resim Siparişleri” alır.
Yapı Kredi Bankası kuruşunun onuncu yılı nedeniyle (2mx3m) boyutlarını şart koşarak bir resim yarışması düzenlemiştir. Yarışma süresi, içinde Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü Şef’inin başvurusu üzerine önerdiği sanatçılara avans verilir. Bir ön seçimi hazırlayıcı nitelikte olan bu girişim diğer sanatçıların haklarının korunması dileği ile 10 Şubat 1954 tarihli ve idare Hey’eti Reisi Mahmut Cüda imzalı
Ressamlar Derneği yazısıyla Banka Genel Müdürlüğüne bir hatırlatma yapılır.
Bu arada Hilton Oteli yapımı sona ererken, iç mekanlarda yer alması düşünülen Türk ressamlarına ait 160 tablonun satın alınması için Emekli Sandığı, Güzel Sanatlar Akademi’sine baş vuracaktır. Bu isteğin Akademi’de görevli sekiz öğretim üyesinin eserleriyle karşılaşılmasına karar verilir. Bu kadar çok sayıdaki teklifin sekiz sanatçının resimlerinden oluşmasının kararlaştırılması ve Türk resmini tanıtmak amacını taşıyan bu girişimde sadece sekiz sanatçıya olanak tanınması, tepkilerle karşılanır. Bu tekelci tavır karşısında birçok Türk ressamının hakkının korunması gerektiğini gene Ressamlar Derneği, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne gönderdiği bir yazı ile hatırlatmak zorunda kalır.
12 Şubat 1954 tarihinde Reis Mahmut Cûda imzalı Ressamlar Derneği’nin bir yazısı da Maarif Vekaletine gönderilerek bu olaylar hakkında bilgi verilir. Ayrıca Yurt dışında düzenlenen sergilerin ve Devlet sergilerinin resim seçme yönetmeliklerinin, adil bir uygulama için, yeniden gözden geçirilmesi temenni edilir.
Bu konulara ilişkin haberler basında da büyük bir yankı uyandırır.
Fakat aşağıda yer alan metinden de açıkça anlaşılacağı gibi umulan çözümlere ulaşılamaz.
” …. Müessesemiz bundan sonra Memleket ‘in birçok yerlerinde yaptıracağı mümasil inşaatını resimle tezyin ettirmeğe karar verdiği ahvalde, yine Güzel Sanatlar Akademi’sinin yardımını istirham edeceğini, bu itibarla Derneklerinde mukayyet olup adı geçen Akademice bilinmeyen ressam var ise isimlerinin bu müesseseye bildirmek suretiyle bundan sonraki mesaimize yardımda bulunmasını rica ederim.”
Bu aşamadan sonra Ressamlar Derneği’nden daha önce ayrılan Müstakillerin aralarına Mahmut Cûda’da katılacak, fakat dernek etkinliğini günümüze kadar sürdürecektir.
Resim hocam Birlikte resim çiziyoruz