Şeref Kamil 12 Mayıs 1899 tarihinde İstanbul Fatih’te dünyaya gelir. Babası olan Kamil Bey ünlü hattatlarımızdandır ve 1915 yılında kendisine ReisUlhattatın Unvanı verilmiştir. Galatasaray Lisesi ve Güzel Sanatlar Akademisinde öğretim üyeliği görevini de üstlenmiştir.
Şeref Akdik sanata duyarlı bir aile ortamında yetişir.
İlk ve orta öğrenimini Fatih Merkez Rüştiyesinde tamamlar. Resim gereçlerini aldığı Zuhal Mağazası sahibi aracılığı ile 1913 te Hoca Ali Rıza ve 1914′ de de İbrahim Çallı ile tanıştırılır.
Babası Kamil Bey’in isteği ve desteği iJe 1915 yılında Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi’inde öğrenimine başlar. Önce Warnie‘nın atölyesinde desen ve alçı heykel, daha sonra Ömer Adil Bey ve Çallı atölyelerinde yaglı boya çalışır.
1924 yılında Maarif Vekaletinin düzenlediği Avrupa konkurunu kazanarak Mahmut Cûda, Muhittin Sebati, Cevat Dereli ve Refik Epikman’la birlikte Paris’e, resim öğrenimine gönderilir. Academie Julian‘da Paul Albert Laurens atölyesinde çalışmaya başlar.
1929 yılında kurulan Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliğinin kurucu Uyeleri arasında yer alır.
Şeref Akdik resim tutkusunu yaşamı boyunca sürdüren ve durmaksızın çalışan ressamlarımız arasında sivrilen bir sanatçıdır. Eserlerinin sayısal çokluğu, büyük boyutlu kompozisyonlara önem vermesi, sanatçının üretim gücünü kanıtlamaktadır.
Şeref Akdik büyük bir verimlilik içinde geçirdiği sanat yaşamı boyunca bir çok kompozisyonlar, natürmortlar, peyzajlar ve portreler üretti. özellikle çok büyük boyutlara ulaşan kompozisyon çalışmaları gerek içerdiği konular ve gerekse teknik ve yorum açısından Akdik’in sanat gücünün göstergeleridir.
Akdik sanatçı olma tutkusundan başlıyarak geçirdiği öğretim evrelerini de bireysel duyarlılığının süzgecinden geçiren, kendi inandığı anlatım biçimine, kendi dünya görüşü ile yön veren bir sanatçı olarak kalmayı başarır. Hiçbir etki hiçbir eleştiri onu inan- dıgı yoldan vazgeçiremez.Sakin,sabırlı,kararlı beyefen- di kişi ligi ile sayısız Şeref Akdik resmine imza atar.
Şeref Akdik’in resimlerine bakarken, renge ve ışığa verdiği önem ve incelik gözönüne alınarak izlenimci anlayışa yöneldiğini belirtmek yanıltıcı olacaktır.
Doğa görünümlerinde ve köy kompozisyonlarında devingen fırça vuruşlarının lekeci bir anlatıma dönüşmesi, inkilap resimlerinde gerçekciligin arayışlarına dönüşür. Köy görüntülerinde yer alan figürlerin hacımsal değerleri doğa ile bütünleşirken, Atatürk Telgraf Başında, Şapkalı Çocuk, Kadın ve Köpek gibi kompozisyonlarında figürlerin hacimsel değerleri belirgin kılınmaktadır.
20.Haziran. 1972 tarihinde yaşama veda eden Akdik, Karacaahmet Mezarlıgına defnedilir.
Resim hocam Birlikte resim çiziyoruz