Cevat Dereli 1900 yılında İstanbul’da dünyaya gelir. Babası Hakim Hamit Bey ve Annesi Feride Hanımdır. Fatih ilkokulundan sonra 1907-1914 yılları arasında gene İstanbul’da Rüştiye ve İdadi ögrenimi görür. Bu yıllarda Nazmi Ziya ile kurdugu ilişkiler 1915 de Sanayi-i Nefise Mekteb-i Ali’sine girmesine neden olur.
Sanat öğrenimi Hikmet Onat atölyesinde katıldığı eğitimle başlar. Ardından İbrahim Çallı atölyesine geçer.
1924 yılında Maarif Vekaleti Avrupa konkurunu kazanarak Paris’e gider. Acedemie Julian’da Paul Albert Laurents atölyesinde çalışmalar yapar. Bu yıllarda egitimine Avrupa müzelerinin ve çeşitli atölyelerin incelenmesini de katar.
1928 yılında yurda dönen Cevat Dereli, arkadaşlarının yaptığı seçimle Refik Epikman ve Mahmut Cûda ile birlikte, Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde Muallim Muavinligi görevine atanır.
Nazmi Ziya Güran atölyesinde göreve başlar. Aynı yıl Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliğine ve birliğin etkinliklerine katılır.
Dereli Müstakillerin kurucu üyelerindendir ve yıllarca etkinliklerine de katılmıştır.
Peyzaj bu yıllardan başlıyarak günümüze değin vazgeçilmez bir konu çeşitliliği içinde Dereli’nin resimsel anlatımına konu oluşturacaktır.
Çogu zaman köy görünümleri, köylü yaşamı, kimi zaman Ürgüp, Kayseri, Sinop, Bursa, Gümüşhane gibi kent görünümleri, İstanbul’un Bogaz, Adalar, Çamlıca, Baltalimanı, Sarayburnu, Çekmecegölü gibi doga güzellikleri, Dolmabahçe, Beylerbeyi sarayları gibi anıtsal mimari yapıları,kimi zamanda Balıkçılar, Mevleviler Dereli’nin yorumundan, sanat anlayışından süzülüp tuvallerde yaşamsallık kazanırlar.
Cevat Dereli yurda döndüğü yıllarda, biçim, hacim, mekan uygulamaları ile, hocaları olan Güzel Sanatlar Birligi üyelerinin anlayışlarından ayrılan fakat renk ve ışığa verdigi önemle hocalarının özelliklerini çağrıştıran bir sanat anlayışını benimseyen eserler üretir. Bu uygulamaları ile de Müstakillerin Türk resim sanatına getirdikleri yeni uygulamalara yakın resimler yapar ve sergiler.
Cevat Dereli’de 1932 yılında Akademiden ayrılmak zorunda bırakılır. 1939 yılına kadar Tıp Fakültesinde Desinatör olarak görev yapar. Ancak 1939 yılında geri dönebildiği Akademi’de Çallı atölyesinde çalışmaya başlar. Kişiligine, sanatına hala büyük bir saygı ve sevgi ile bağlı bulunduğu Çallı 1947 de emekli olunca atölye öğretmenliğine atanır.
Dereli’nin bu dönem eserlerinde, konu olarak seçtiği köy hayatını yöresel olma kaygısından uzak, içten bir duyarlılıkla ve güçlü bir teknikle resimler. Bu yıllarda ürettigi eserlerinden başlıyarak yöresel konuların ağırlık kazandığı kompozisyonlarında, biçim, hacim ve mekan anlayışı yeni bir senteze ulaşır. Sanatçımızın eserlerinde konuya katılan bütün nesnel değerler ve figürler hacimlerini belirgin kılan sert geometrik konturlar ve buna katılan geometrik leke dağılımıyla aktarılır.
Bu aşamada, mekan derinliğini araştıran bir resim anlayışı yerini açık-koyu renk lekelerinin dağılımıyla vurgulanan plan değişikliklerine bırakır. Sert konturlar ve açık-koyu geometrik leke dağılımı yüzey dalgalanması diyebilecegimiz,bir mekan derinliği ortaya koyar. Bu mekan kuruluşunda, bir konu çevresinde toplanan figürler, hacim ve boşluk etkisini vurgulayan heykelsi kuruluşlarıyla ön planda mitolojik kahramanlara dönüştüler.
Dereli’nin bu dönem resimleri ile müstakillerin resimleri arasında ancak konu seçiminden kaynaklanan ortak değerlerden söz edilebilir.
Cevat Dereli’nin 1970 li yıl !ardan sonra ürettiği eserlerinde sert geometrik plan düzenlemelerinden tamamen uzaklaşarak yeni bir üsluba yönelir.
Bu dönem resimlerinde ayrıntılar arınmaya başlamış, bireysel duyarlık ön plana geçmiştir.
Konunun anlatımını resim bütünlüğünü zedeleyen bütün ayrıntılar ayıklanmış ve yaşamı katışıksız bir sevgi ve duygu coşkusuyla kucaklayan içten bir anlatım belirginlik kazanmıştır.
Bu içten anlatım, kompozisyonun düzeninden figürlerin biçimsel özelliklerine, sembollere kadar, yalın katışıksız bir duyarlık içinde gerçekleşir. Çogu kez koyu bir lekenin akışkan tonlamaları ile çevrelenen figürlerin ve nesnelerin hacimleri, basit ve kesik çizgilerin dinamizmiyle snoptan(kendiliginden bir anda oluşuvermiş sanısı uyandıran) bir anlatıma evrilir.
Resim hocam Birlikte resim çiziyoruz