CEVAT HAMiT DERELİ ( 1900 – 23 TEMMUZ 1889 )

Cevat Dereli 1900 yılında İstanbul’da dünyaya gelir. Babası Hakim Hamit Bey ve Annesi Feride Hanımdır. Fatih ilkokulundan sonra 1907-1914 yılları arasında ge­ne İstanbul’da Rüştiye ve İdadi ögrenimi görür. Bu yıl­larda Nazmi Ziya ile kurdugu ilişkiler 1915 de Sanayi-i Nefise Mekteb-i Ali’sine girmesine neden olur.

Sanat öğrenimi Hikmet Onat atölyesinde katıldı­ğı eğitimle başlar. Ardından İbrahim Çallı atölyesine geçer.

1924 yılında Maarif Vekaleti Avrupa konkurunu kazanarak Paris’e gider. Acedemie Julian’da Paul Albert Laurents atölyesinde çalışmalar yapar. Bu yıllarda egi­timine Avrupa müzelerinin ve çeşitli atölyelerin ince­lenmesini de katar.

1928 yılında yurda dönen Cevat Dereli, arkadaş­larının yaptığı seçimle Refik Epikman ve Mahmut Cûda ile birlikte, Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde Mual­lim Muavinligi görevine atanır.

Nazmi Ziya Güran atölyesinde göreve başlar. Aynı yıl Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliğine ve birliğin etkinliklerine katılır.

Dereli Müstakillerin kurucu üyele­rindendir ve yıllarca etkinliklerine de katılmıştır.

Peyzaj bu yıllardan başlıyarak günümüze değin vazgeçilmez bir konu çeşitliliği içinde Dereli’nin re­simsel anlatımına konu oluşturacaktır.

Çogu zaman köy görünümleri, köylü yaşamı, kimi zaman Ürgüp, Kayseri, Sinop, Bursa, Gümüşhane gibi kent görünümleri, İstan­bul’un Bogaz, Adalar, Çamlıca, Baltalimanı, Sarayburnu, Çekmecegölü gibi doga güzellikleri, Dolmabahçe, Beyler­beyi sarayları gibi anıtsal mimari yapıları,kimi zaman­da Balıkçılar, Mevleviler Dereli’nin yorumundan, sanat anlayışından süzülüp tuvallerde yaşamsallık kazanırlar.

Cevat Dereli yurda döndüğü yıllarda, biçim, ha­cim, mekan uygulamaları ile, hocaları olan Güzel Sanat­lar Birligi üyelerinin anlayışlarından ayrılan fakat renk ve ışığa verdigi önemle hocalarının özelliklerini çağrıştıran bir sanat anlayışını benimseyen eserler üretir. Bu uygulamaları ile de Müstakillerin Türk resim sanatına getirdikleri yeni uygulamalara yakın resimler yapar ve sergiler.

Cevat Dereli’de 1932 yılında Akademiden ayrıl­mak zorunda bırakılır. 1939 yılına kadar Tıp Fakültesin­de Desinatör olarak görev yapar. Ancak 1939 yılında geri dönebildiği Akademi’de Çallı atölyesinde çalışmaya baş­lar. Kişiligine, sanatına hala büyük bir saygı ve sevgi ile bağlı bulunduğu Çallı 1947 de emekli olunca atölye öğretmenliğine atanır.

Dereli’nin bu dönem eserlerinde, konu olarak seçtiği köy hayatını yöresel olma kaygısından uzak, iç­ten bir duyarlılıkla ve güçlü bir teknikle resimler. Bu yıllarda ürettigi eserlerinden başlıyarak yöresel konu­ların ağırlık kazandığı kompozisyonlarında, biçim, hacim ve mekan anlayışı yeni bir senteze ulaşır. Sanatçımızın eserlerinde konuya katılan bütün nesnel değerler ve fi­gürler hacimlerini belirgin kılan sert geometrik konturlar ve buna katılan geometrik leke dağılımıyla akta­rılır.

Bu aşamada, mekan derinliğini araştıran bir resim anlayışı yerini açık-koyu renk lekelerinin dağılımıyla vurgulanan plan değişikliklerine bırakır. Sert konturlar ve açık-koyu geometrik leke dağılımı yüzey dalgalanması diyebilecegimiz,bir mekan derinliği ortaya koyar. Bu me­kan kuruluşunda, bir konu çevresinde toplanan figürler, hacim ve boşluk etkisini vurgulayan heykelsi kuruluşla­rıyla ön planda mitolojik kahramanlara dönüştüler.

Dere­li’nin bu dönem resimleri ile müstakillerin resimleri arasında ancak konu seçiminden kaynaklanan ortak değer­lerden söz edilebilir.

Cevat Dereli’nin 1970 li yıl !ardan sonra üret­tiği eserlerinde sert geometrik plan düzenlemelerinden tamamen uzaklaşarak yeni bir üsluba yönelir.

Bu dönem resimlerinde ayrıntılar arınmaya baş­lamış, bireysel duyarlık ön plana geçmiştir.

Konunun anlatımını resim bütünlüğünü zedeleyen bütün ayrıntılar ayıklanmış ve yaşamı katışıksız bir sevgi ve duygu coş­kusuyla kucaklayan içten bir anlatım belirginlik kazan­mıştır.

Bu içten anlatım, kompozisyonun düzeninden fi­gürlerin biçimsel özelliklerine, sembollere kadar, yalın katışıksız bir duyarlık içinde gerçekleşir. Çogu kez koyu bir lekenin akışkan tonlamaları ile çevrelenen fi­gürlerin ve nesnelerin hacimleri, basit ve kesik çizgi­lerin dinamizmiyle snoptan(kendiliginden bir anda olu­şuvermiş sanısı uyandıran) bir anlatıma evrilir.

Kontrol et

MUHİTTİN SEBATİ ( 1901-1932 )

Muhittin Sebati 1901 yılında Amasya'da dünyaya gelir. Sebati'nin çocukluk yılları ve ögrenim dönemi Darüşşafakada geçer.

Resim hocam sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin